September 26, 2022

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Vatanımızdan süpürülmeyi kabullenemeyen, denize dökülmeyi nefislerine yediremeyen alçaklar sürüsü, tahrik ve tahrip kampanyalarına kimi zaman ara kimi zaman de hız vermişlerdir. Yunanistan’ın Akdeniz ve Ege’de milletimizin sabrını zorlaması, havada ve karada tacizlerini sıklaştırması esasen yüz senelik kuyruk acısının, 100 senedir yaşadıkları kabusun asimetrik bir yansımasıdır.” ifadesini kullandı.

Bahçeli, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, 30 Ağustos 1922’de devrin müstevlilerinin silindir şeklinde ezilmekle kalmadığını, Türkiye Cumhuriyeti’nin kapılarının da ardına kadar açılıp cumhurun sönmeyecek meşalesinin yakıldığını belirtti.

Bu zaferin, 1912’den itibaren devam eden zincirleme cenk ve mücadeleler sürecinin, Türk milletinin kahramanlıklarıyla inanç gücüyle irade kudretiyle son bulduğunu müjdelediğini ifade eden Bahçeli, Malazgirt Zaferi’yle Anadolu topraklarına gelen ve vatan meydana getiren aziz millet varlığının, 30 Ağustos Zaferi’yle de hiçbir yere gitmeyeceğini, zulmete ve zillete hiçbir şekilde boyun eğmeyeceğini tarihin kayıtlarına tescillediğini kaydetti.

“Radar kilidi atılması düşmanca bir işlem, ileri düzeyde bir provokasyondur”

Bahçeli, şu şekilde devam etti:

“Normal olarak seneler içinde su uyusa da düşman uyumamış, boş durmamıştır. Büyük Zaferimizi hazmedemeyen, saldırı gücümüzü çekemeyen, vatanımızdan süpürülmeyi kabullenemeyen, denize dökülmeyi nefislerine yediremeyen alçaklar sürüsü, tahrik ve tahrip kampanyalarına kimi zaman ara kimi zaman de hız vermişlerdir. Yunanistan’ın Akdeniz ve Ege’de milletimizin sabrını zorlaması, havada ve karada tacizlerini sıklaştırması esasen yüz senelik kuyruk acısının, 100 senedir yaşadıkları kabusun asimetrik bir yansımasıdır.

Bunun yanında Doğu Akdeniz’de vazife uçuşu meydana getiren Türk jetlerine Girit Adası’nda konuşlu S-300 hava müdafa sistemi vasıtasıyla radar kilidi atılması düşmanca bir işlem, ileri düzeyde bir provokasyondur. Türkiye’nin S-400 hava müdafa sistemine tepki gösterip yaptırım kararlarını uygulamaya geçen ABD’nin, Yunanistan’ın S-300 hava müdafa sistemine sessiz kalması tam ve tek anlamıyla çifte standarttır. Küresel güç iddiasında olanlara kurşun askerlik meydana getiren bu ülke yönetiminin Mavi Vatan haritamızla ilgili boşuna sızlanmaları da korkakçadır, hem de çelişkide bocaladıklarından dolayı hatası savunacak kadar şuur yitirilmesine uğradıklarının açık kanıtıdır.”

“Türk ve İslam düşmanlığı Atina yönetiminin gözünü kör etmiş”

Devlet Bahçeli, Yunanistan hükümetinin, “karakol devlet” seviyesine indiklerini göremeyecek kadar basiretlerini kaybettiğini belirterek, şu değerlendirmede bulunmuş oldu:

“Bu kapsamda Türk ve İslam düşmanlığı Atina yönetiminin gözünü kör etmiş, terör örgütlerine verdikleri destekle de hem insanlık vicdanını hem de internasyonal hukuku hiçe saymışlardır. Dileğim, Yunan halkına musallat olan mevcut hükümetin aklına başına alması, çılgınlık ardında koşmaktan acilen ve derhal vazgeçmesidir. Aksi halde ödeyecekleri bedelin 1922’nin 30 Ağustos’undan fazlaca daha ağır olması kaçınılmaz bir yaşam ve tarih gerçeği olarak tezahür edebilecektir.”

“Mavi Vatan, Türk milletinin çalınmış ve üstüne oturulmuş coğrafyası”

Mavi Vatan’ın Türk milletinin çalınmış ve üzerine oturulmuş coğrafyası bulunduğunun altını çizen Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

“CHP’li İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın küstahça hazırlatıp billboardlarda paylaşmış olduğu ‘Barışın İkinci Yüzyılı’ afişleri de 30 Ağustos’un mirasını yağmalayan, İzmir’in kurtuluşunu münakaşaya açan iş birlikçilik, iradesizlik ve gayri milliliktir. Söz mevzusu afişlerin öznesi sulh değil zafer olmalıdır. Tarihe ve ulusal tecrübelere bakarak diyebiliriz ki zafersiz bir sulh teslimiyetçilik, barışsız bir zafer ise tedbirsizlik, temkinsizlik ve temelsizliktir. Düşmandan aman dileyen bir çürümüşün, zaferimizi sulh diyerek gölgeleyen bir ‘Megali İdea’ hayranının, darbeci ve zalim babası şeklinde zillette olduğu ayan beyan ortadadır.

Güzel İzmirimiz 9 Eylül 1922’de kurtulmuştur fakat yüz yıl sonrasında fiili tutsaklık altında, zincirlenmiş halde bulunmasından mütevellit perişan vaziyettedir. Ayasofya-i Kebir Camii Şerif’in ibadete açılmasını hala içine sindiremeyen, ezan sesi duymaktansa çan sesine hasret duyan iç ve dış şer cephesine Türk milleti müstahak olduğu cevabı kesinlikle verecektir. Denize dökülenlerin içimize sızmış torunları ve tortuları aradıkları fırsatı asla bulamayacaklardır. Türk milleti zaferlerini kesinlikle çiğnetmeyecek, sulandırılmasına izin vermeyecektir.”

“Menfur ve münafık emeller için tarih tekerrür edecek”

Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılının görkemli bir istikbalin müjdesi olmanın yanı sıra 30 Ağustos Zaferi’nin ilhamı ve inancıyla bezeneceğini, kutlu ecdada ve şanlı tarihe husumet duyan, “zillet ittifakı”nın tıpkı muhasım odaklar şeklinde ağır bir hezimetle tanışacaklarını belirten Bahçeli, menfur ve münafık emeller için tarihin tekerrür edeceğini açıkladı.

Bahçeli, bu duygu ve düşüncelerle Başkomutanlık Meydan Savaşı’nda nice feragat, nice fedakarlık ve dökülen nice şehit kanıyla kazanılmış Büyük Zaferi’n 100’üncü yıl dönümünü kutladığını bildirerek, “30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle Türk Silahlı Kuvvetlerimizi kutlama ediyor, aziz milletimize saygı ve muhabbetlerimi sunuyorum. Ulusal Savaşım’nin lideri, 30 Ağustos 1922’nin Başkomutanı, ilk Cumhurbaşkanımız ve Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Mustafa Kemal Atatürk’ü, ideal ve tabanca dostlarını, aziz şehitlerimizi rahmet ve saygıyla, şükranla ve saygıyla anıyorum. Tanrı hepsinden razı olsun.” ifadelerini kullandı.



Anadolu Ajansı internet sayfasında, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üstünden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Leave a Reply

Your email address will not be published.

mersin escort antalya escort bursa escort antalya escort istanbul evden eve nakliyat fethiye escort escort bayan