September 26, 2022

TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, Samsun Çarşamba Havalimanı’nda düzenlenen TEKNOFEST KARADENİZ’in açılışında yapmış olduğu konuşmada, bugün mühim bir zamanı günün yaşandığına işaret etti.

Büyük Zafer’in 100. yılı bulunduğunu belirten Bayraktar, “100 yıl ilkin tam da bugün işgal ve boyunduruk altında yaşamayı kabul etmeyen aziz Türk milleti, Samsun’da yanan bağımsızlık ateşinin peşinden koşarak yurdumuzu düşmanlardan kurtardı. Bu mücadeleye liderlik eden başta Gazi Mustafa Kemal Mustafa Kemal Atatürk ve tabanca dostlarını, vatan için canını ortaya koyan milletimizin her bir ferdini, bu vesile ile ebediyete irtihal etmiş tüm şehit ve gazilerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle yad ediyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramı’mızın 100. yılı mübarek olsun.” diye konuştu.

“Rahmetli babam Özdemir Bayraktar ve ekibimizle hiçbir sorunda vazgeçmedik”

İlk yerli İHA denemelerinden söz eden Bayraktar, karşılaştıkları tüm zorluklara karşın vazgeçmediklerini altını çizdi.

Bayraktar, 2005 senesinde, Türkiye’nin ilk ulusal İHA’sı olacak Bayraktar Mini İHA’nın ilk prototipini geliştirmek için minik bir ekiple aylarca çalıştıklarını anlatarak, şunları dile getirdi:

“Uçuş denemelerimizde siz değerli ziyaretçilerimizin de yaşamış olduğu benzer biçimde yazılımdan donanımına, mekanikten airodinamiğine kadar türlü türlü problemlerle boğuştuk. Program kapsamında şov uçuşuna hazırlamış olduğumuz iki uçağımız vardı. Onlardan bir tanesi devletin resmi heyetleriyle yapılacak demoya tam 12 saat kala kontrol uçuşunda kaza geçirerek kırıldı. Rahmetli babam Özdemir Bayraktar ve ekibimizle hiçbir sorunda vazgeçmedik, pes etmedik. Zira en zor anda bile savaşım edersek, yürümeye devam edersek, çalışmaktan vazgeçmezsek Cenab-ı Mevla’nın yardım edeceğine inanmıştık.”

Ankara’daki uçuşta, Bayraktar Mini İHA’nın başarıya ulaşmış bulunduğunu, o an bu işin önünün ne kadar açık bulunduğunu hissettiğini ifade eden Bayraktar, yerli ulusal değişen teknolojinin önemine dikkati çekti.

“Kendimizi koruyacak gücümüz eğer olmazsa bizi bu coğrafyada rahat bırakırlar mı?”

Gücü elinde bulunduran ülkelerin daha zayıf durumdaki ulusları hiçbir hak ve hukuk gözetmeden ezdiğine işaret eden Bayraktar, bunun Filistin’de, Karabağ’da, Afganistan’da, Irak’ta, Ukrayna’da görüldüğünü belirterek, şu şekilde devam etti:

“Kendimizi koruyacak gücümüz, kuvvetimiz eğer olmazsa bizi bu coğrafyada rahat bırakırlar mı, yaşam hakkı tanırlar mı? Kovid-19 salgınıyla evlere hapsolduğumuz süreci hatırlayın. Tüm dünya içine kapanmış oldu. Tek dişi kalmış medeniyetin gözde ülkeleri birbirlerinin solunum cihazlarına, hatta maskelerine dahi el koydu. ‘Benden sonrası’ tufan dedi. Ülkemiz ise medeniyetimizin değerlerinden almış olduğu ilhamla hem solunum cihazını geliştirdi hem de bu cihazları imkanı olmayan ülkelere göndererek mazlum coğrafyalara nefes oldu. 100 yıl ilkin de vatan elden giderken bağımsızlık, uzak dağların ardında bir hayale dönmüşken, öz yurdunda acayip olmaya, öz vatanından parya olmaya karşı çıkan bu milletin hanımı, erkeği hatta evlatları bile cepheye koşarak vatanı savundu. Samsun’da başlamış olan Ulusal Savaşım dalga dalga vatanın her köşesine ulaştı. Tam da aynı ruhla bu vatanı daha yaşanılır bir yer haline getirmek, egemenliğimizi güçlendirmek bizlerin elinde. Dünyadaki düsturumuz yalnız vatanımızı değil, hem inancımızın hem de kadim medeniyetimizin bizlere öğrettiği benzer biçimde dünyayı adaletin, hürriyetin ve merhametin yargı sürdüğü bir yer haline getirmektir.”

“TEKNOFEST KARADENİZ’e 600 bin genç başvurdu”

Geçen yıl rahmetli olan babası Özdemir Bayraktar, ulusal İHA’ları yaparken, “Birilerinin yurt dışına bağımlı olma zorunluluğu milletimize olan sorumluluğumuzun önüne geçemez” nasihatı verdiğini belirten Bayraktar, “Tam da bundan dolayı yüksek teknoloji geliştirmek hepimizin milletimize karşı büyük sorumluluğu. Bundan dolayı durmayacağız, yılmayacağız, pes etmeden yürüyeceğiz. Sizler yürüdükçe gün doğacak, güneş açacak, bahar gelecek. Ekip arkadaşlarımızla TEKNOFEST için çalışmalara başlarken tam bağımsızlık için bir seferberliği, zihinlerde gerçekleşecek bir devrimi hayal etmiştik. Bundan yalnız 5 yıl ilkin Türkiye’de, merkezinde teknoloji yarışmalarının olduğu bir organizasyona Türk gençleri akın akın yüzbinlerce müracaat meydana getirecek deseydik, herhalde en hafifçe tabirle alaya alınırdık. Bugün TEKNOFEST’in 40 daldaki teknoloji yarışmalarına her yaş grubundan 600 bin genç kardeşimiz başvurdu.” ifadesini kullandı.

Selçuk Bayraktar, sözlerine şu şekilde devam etti:

“600 binden fazla genç. Yaşamın her alanında tam bağımsız bir vatan hedefiyle, milletimize ve insanlığa hizmet edecek teknolojiler geliştirmek için işte zihinlerde başlamış olan devrim budur. Öğrenilmiş çaresizliğe yıkıcı taassuba isyan budur. Sadece, bu kadarı da yetmez. Gün daha çok savaşım etme günüdür. 2023’te, 2024’te, 2053’te ve hatta 2071’de TEKNOFEST’leri hayata geçirmeye devam etmeliyiz. 600 binleri aşan yarışmacı sayımız, milyonları geçmeli. Bu yarışmalarda yeşermeye başlamış olan fidanlar büyümeli, kök salıp meyve vermeli. 2005’teki hissiyatımın bir benzerini, T3 Vakfı ekibimizle TEKNOFEST için ilk yıl yola çıktığımızda yaşadık. 2018’de şantiye halindeki İstanbul Havalimanı’nda düzenlenen bir model tayyare yarışmasına jüri olarak katılmıştık. Hem de orada, ‘ Böylesine bir festival, dünyada eşi benzeri olmayan bir teknoloji festivali acaba düzenleyebilir miyiz?’ sorusunu cevaplamak içindi bu ziyaretimiz. Orada bulunan Müdafa Endüstri Başkanımız gene aramızda ve bugün paydaşlarımız olan bazı kurumlarımızın yöneticilerine TEKNOFEST fikrini ilk anlattığımızda oldukça heyecanlandılar. Ekip olarak derhal 4 koldan çalışmaya başladık. Bugün siz değerli ziyaretçilerimizin de yaşamış olduğu benzer biçimde oldukça büyük stres, yoğun emek, uykusuz geceler. Daha da önemlisi hafızamızda hep şu sual vardı. ‘Acaba, milletimiz TEKNOFEST’e teveccüh gösterecek mi?’ Şükürler olsun. Adeta bir volkan patlaması benzer biçimde insanlarımız akın akın TEKNOFEST’e geldi. O anı ve hissiyatını asla unutamam, asla unutamadım. Tanrı’a şükürler olsun. Gene bir TEKNOFEST açılışında sizlerle birlikteyiz.”

“Bu kutlu hedefe giden yolda yitirmek yok”

Bilimde, kültürde, sanatta, teknolojide, inovasyon ve yenilik getiremeyenlerin menzile varmasının asla mümkün olmadığının altını çizen Bayraktar, geçmişte ve bugün olduğu benzer biçimde gelecekte de yürüdükleri yolları yalan, kara çalma ve entrika taşlarıyla kapatmak için çalışanların olacağını dile getirdi.

Bu kişilere karşı beraber savaşım edeceklerini vurgulayan Bakyraktar, şunları kaydetti:

“Engelleme sopası sallayarak bizleri korkutmaya çalışanlar, ulusal teknolojileri engellemek için darağacı kurmaya çalışanlar, biz yolumuzda dosdoğru savaşım ettikçe ve yolumuzdan dönmedikçe asla kazanmayacaklar. Durmadan, yılmadan, asla pes etmeden tam bağımsız ve müreffeh bir Türkiye için azim ve gayretle yürüyeceğiz. Biz yürüdükçe güzel vatanımıza, kardeş Azerbaycan’a ve mazlumların yaşamış olduğu tüm coğrafyalara güneş, en sıcak en aydınlık haliyle doğacak. Asla yeise kapılmayın. Bu kutlu hedefe giden yolda yitirmek yok. Biliyorum ki güneş yüzlü evlatların aydınlığı, balçıkla sıvanamaz. İşte ümit, işte hedef, işte yön, tüm insanlığın onur, refah ve sulh içinde yaşamış olduğu bir ‘Kızılelma'”



Anadolu Ajansı internet sayfasında, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üstünden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Leave a Reply

Your email address will not be published.

mersin escort antalya escort bursa escort antalya escort istanbul evden eve nakliyat fethiye escort escort bayan